şirket yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şirket yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2008

İş Dünyası ve Friendfeed

  • Artık tüm iş ilişkilerimde samimiyet ve sadelik arıyorum.
  • Her cümlesinde 100 defa "efendim" diyen insan tipleri benim için antipatik olmaya başladı.
  • İş yaptığım kişinin işinde uzmanlığı onun yaptığı yalakalıktan çok daha önemli.
  • Bir konu hakkında uzman olduğunu iddia eden bir kişinin aktif ve gelişmelerden haberdar olması gibi bir beklentim var.
  • Artık aptal prosedürlerle vakit kaybetmeyip, daha fazla üretmek istiyorum.
  • Yapacağım işi en kolay yapmak ve gerekli kaynaklara hızlı bir şekilde ulaşmak gibi bir kaygım var.
Acaba yakın zamanda, iş yaşamındaki şirketler ve insanlar Friendfeed gibi bir modele doğru mu gidecek?

Nitelikli, aktif, doğru ilişkilere sahip, aynı zamanda da sade.

01 Haziran 2008

Cv Yerıne Blog

Eren'in bloğunda rastladığım sunumdan yola çıkarak konuya ben de bir ilave yapmak istiyorum.

Kendi mesleki gelişim alanlarıyla alakalı yazılmış bir bloğun, herkesin şişirilmiş bilgilerle dolu olduğunu bildiği cvlerin yanında kişi için çok daha iyi bir tanımlayıcı olduğunu düşünüyorum.

Neden mi?

* Blog yazarı yazacak bir şeyleri olduğu için bu blogu açmıştır
* Blog yazarı daha çok tüketici olunan şu dönemlerde hayatından belirli bölümleri bir şeyler üretmek için planlamaktadır.
* Blog yazılarından kişinin anlatım tarzını yakalayabiliriz
* Yazıya gelen yorumlara verdiği cevaplardan kişinin ne kadar eleştiriye açık olduğunu anlayabiliriz.
* Yazdığı konu seçimlerinden kişinin ilgilendiği konuları öğrenebiliriz
* İlgilendiği konu hakkındaki yazılarından konuyu ne kadar güncel takip ettiğini anlayabliriz
* Konuyu ele alış biçimi aslında kişinin o konu hakkındaki bilgi düzeyini verir.
* Blogtaki etiketlerin kullanım sayılarından, odaklanılan konuların derecelerini anlayabiliriz
* Blogun tasarımı kişinin görsel zevkini yansıtır (bu blogun tasarımı pek iyi değil ,zevksiz olduğum anlamı çıkmasın :) )
* Kişinin dilbilgisi kurallarını ne kadar iyi kullandığını öğrenebiliriz.

Aslında blog için söylediğim tüm maddeler diğer web 2.0 platformları için de geçerli.

Ya da bunlara ne gerek var diyerek, şu an yaptığımız gibi cvsinin "çok iyi bildiği diller" kısmında (java, .net, c++, php, python, ruby, assembly) yazan yazılım geliştirici adaylarımızla görüşmeye devam ederiz :)

06 Ocak 2008

Bir Delinin Hatıra Defteri

Gogol'un "Bir Delinin Hatıra Defteri" oyununu tekrar okurken Gogol'ın Google a kelime olarak çok benzediğini farkettim. O anda kafamda 20 yıl sonra yazılacak bir başarı (veya sonradan başarısızlık) öyküsünün ismi belirdi. "Google,İki delinin hatıra defteri". Şu an bile aslında Google için yazılmış başarı öyküsü veya firma hikayesi şeklinde çok sayıda kitap var. Belki de şu ana kadar yazılanlar o kitap için bir önsöz niteliğinde kalacak. Zaten adı üstünde anı kitabı, tahmin yürütmeye gerek yok.

Google'ın iş yaşamında bir devrimin öncüsü olduğunu kabul edersek, aslında iki deli tanımlaması çok da uzak olmaz. Peki delilik nedir veya iş yaşamında fark yaratmak için illaki deli mi olmak gerekir? Aslında ikisinin de deli kalıbına pek uymayacağını söyleyebiliriz fakat bu süreçteki bazı tercihler biraz delilik gerektirmiştir.



Ben fark yaratmanın normalin üstü ve dahilik arasında bir yerde olduğunu düşünüyorum. Yani kesinlikle ezber bozacaksınız ama bu ezberi yani şu anki genel yaşanan hayatı uzaktan da olsa göreceksiniz. Bu tanım aslında kendi konumumla da çok alakalı olan internet girişimlerinde başarılı olmak konusuna uygun düşmekte. Aslında Google kesinlikle donanım ve yazılım anlamında bazı disiplinleri bir araya getirmiştir. Fakat daha farklı olarak Facebook benzeri girişimlere baktığımızda bunu tam anlamıyla söylemek zor. Kesinlikle farklı kurgular ama sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla de düşünülmüş yapılar. Aslında deli veya dahi olarak tanımlayabileceğimiz kişilerin de genel olarak az alanda kendini aşmış ama diğer alanlardan tamamen kopmuş olduğunu söyleyebiliriz. Farklı olmak ikisinin ortasında bir noktada kesişiyor: Hayatı çok iyi bilen ama ezber bozan.

Anı kitabı yazmak herkesin yaptığı bişey. 40 yıllık bir yönetmenden tutun meşhur olmak için memleketini terkeden şöhret adayına kadar. Aslında herkesin yazılacak bir hikayesi var. Kendileri veya başkaları tarafından.

Belki de günün birinde Sergey ve Larry'nin yolları ayrılır ve bu kitap birisi tarafından "Bir Delinin Hatıra Defteri" olarak yazılır. Kalan mı daha deli olur yoksa giden mi bunu kestirmek zor :)